Giyinme Odaları

tarafından
675
Giyinme Odaları

Minimalist Giyinme Odası

Minimalizm en temel anlamıyla sadelik akımı demektir. Minimalizm akımı daha çok Japonya’da Zen Budizmiyle ilgilidir. Bir inanç akımıdır. Benimsenen ana felsefe ‘’ne kadar az, o kadar çoktur’’. Bu felsefenin orijinali ‘’less is more’’ kalıp cümlesidir. Burada vurgulanmak istenen ana tema, çok şey kullanmanın aslında maddeyi anlamsızlaştırdığı ve güzel olacak bir şeyin kalabalığın hengamesinde yok olduğudur. Dolayısıyla az eşyayla kaliteli yaşam amaçlanmıştır. Minimalizm, hayatın her alanında uygulanabilir. Bu yazımızda evimizde, minimalist giyinme odası oluşturmayı işledik. Gelin anlatılanlara bir göz atalım.

‘’Less Is More’’

Less is more felsefesinde, az olanın daha işlevsel olduğuna inanılır. Bunu giyinme odasında uygulayacak olursak ilk olarak giysi dolabından başlamalıyız. Örneğin, aynı renk ve aynı desenden giyinme dolaplarında onlarca ürün olabilir. Ama düşünüldüğünde 1 ya da 2si dışında kalanlar, senelerce kullanılmaz. Bunu önlemek için ilk yapılması gereken gerçekten giyilmeyenleri elemektir. Bundan sonra minimalizme göre giysi dolabı düzenlenebilir. Siyah bir elbise her zaman hayat kurtarıcıdır. Bir düğünde, bir davette, bir yemekte, hatta ortama göre dışarı çıkılan her yerde giyilebilir. Ama payetli mor elbise her yerde giyilmez. İşte dolabımızı bu mantığa göre düzenlemeliyiz. Bir siyah elbise, bir beyaz gömlek, bir siyah pantolon ve buna benzer birkaç ürün daha yeterli olacakken onlarca hatta yüzlerce kıyafet içinde genelde seçim yapmakta zorlanırız. Bunu en aza indirmek için dolabımızı az ama öz yapmalıyız.

Minimalizm ve Renkler

Renklerin etkisi minimalizmde de kullanılan bir kavramdır. Evimiz bizim yaşam alanımız olduğundan dolayı, olabildiğince ferah ve huzurlu hale getirmeliyiz. Özellikle giyinme odası yatak odasıyla bir ise veya yatak odasının içinde ise bu olaya daha çok dikkat edilmesi gerekir. Minimalizmin ana rengi beyazdır. Beyaz hepimizin bildiği gibi sadeliğin rengidir. Renkler yüzünden karman çorman görünen bir oda kafamızı karıştırıp bizi boğarken, beyaz rengin hüküm sürdüğü bir oda aksine bizi rahatlatır. Dolayısıyla giyinme odamızın beyaz olması önemlidir. Beyaz yapamıyorsak bile gökkuşağı gibi olmaması iyi olacaktır. Beyazlık derken bomboş duvarlı, tablosuz bir odadan bahsetmiyoruz. Tablolar tabii ki olabilir fakat bir odada 5 tane tablo yerine ‘’less is more’’ felsefesiyle 1 tane tablo, odayı çok daha şık gösterecektir. Aynı zamanda karışıklığı engelleyecektir.